Skip to content

DİL-İ BİÇARE - DİLİN ÇARESİZLİĞİ WEB SAYFASI ÜZERİNDEN GÖNDERİLMİŞTİR..

Loading...

oynat_1

Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır

Hadis-i Şerif / Hz.Muhammed (S.A.V.)

oynat_2

Allah'ı anlatmaktan aciz olmak, onu anlamaktır.

Hz.Ebubekir

oynat_3

ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Hz.Mevlana

oynat_4

Kanat vardır doğanı padişaha götürür,kanat vardır kuzgunu leşe getirir

Hz.Mevlana

oynat_5

Affetmek, zaferin zekatıdır

Hadis-i Şerif / Hz.Muhammed (S.A.V.)

Yazı boyutunu artır  Yazı boyutunu küçült  Yazı boyutunu sıfırla 
Edebi Akımlar Yazdır E-Posta

Avrupa’da edebi akımlar başlamadan önce, iki önemli düşünce ve sanat anlayışı vardı:

Hümanizm ve Rönesansçılık

 

HÜMANİZM:

* İnsana değer vermek esastır.

* Tabiatı Tanrı yaratmıştır düşüncesi kabul edilmiştir.

* İnsanı sevip onu yüceltme.

* Dante bu düşüncenin temsilcisidir.

  

RÖNESANSÇILAR:

* Hem hümanizmin getirdiklerin hem de16.yy bilim ve akılcılığını benimsemişlerdir.

* Özgürlük düşüncesini geliştirirler.

* Petrarca, Montaigne, Bocan, Cervantes, Shakspeare bu dönemde eser verirler.

 

KLASİSİZM

* 17.yy ortalarında Fransa’da ortaya çıkan edebiyat akımıdır.

* Akla ve sağduyuya değer verirler.

* İnsandaki tabiata, insanların iç dünyasına saygı göstermek esastır,

* Konularını eski Yunan ve Latin edebiyatından alırlar.

* Kahramanları seçkin kişilerdir. Sıradan insanlara eserlerinde yer vermezler.

* Önemli olan konu değil konunun işleniş biçimidir

* Dil, üslup kusursuz bir şekilde işlenmiştir. Dil açık, yalın ve soyludur.

* Sanat için sanat görüşünü savunurlar.

* Sanatçı eserde kendini gizler.

* Tiyatroda üç birlik kuralına uyulur.(olay, zaman, mekân)

* Bu akımın en önemli temsilcileri: Moliere ,Corneille, Racine, La Fontaine, La Bruyere, Daniel Defoe

* Türk edebiyatında ise Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa ‘dır.

  

ROMANTİZM

* Fransa’da 1830 yıllarında klasizme tepki olarak doğmuştur.

* Klasik edebiyatın kural ve şekilleri bırakılır.

* Konular eski Yunan ve Latin edebiyatı yerine Hıristiyanlıktan tarihten ve günlük yaşamından alınır.

* Akıl yerine duygulara ve hayallere önem verirler.

* Sanatçılar kendi eserlerinin kişiliklerini gizlemezler.

* Sanat toplum içindir görüşünü benimsemişlerdir.

* Tabiat önemlidir. Gözlem ve tasvire önem verilir.

* Konular işlenirken iyi, kötü, doğru, yanlış gibi karşıtlıklardan yararlanırlar.

* Üç birlik kuralı terk edilir.

* Temsilcileri: J. J. Rousseau, Voltaire, Victor Hugo, Goethe, Schiller, Chateaubriand, George Sand

* Türk edebiyatında ise Namık Kemal, A.Hamit Tarhan, A.Mithat Efendi.

  

REALİZM

* 19.yy’ın ikinci yarısında Fransa’da romantizme tepki olarak doğmuştur.

* Konu gerçekten alınır. Olay ve kişiler yaşanan ve yaşayan kişilerin benzerleridir

* Kişilerin ruhi davranışlarını etkileyen onların kişiliklerini çizen çevre ve ortamın tanıtılmasına önem verilir.

* Betimlemeler yazarın gözüyle yapılmaz kahramanın gözüyle yapılır.

* His ve hayale kapılmadan toplum gerçeklerini olduğu gibi yansıtır.

* Sanat için sanat görüşünü savunurlar.

* Hikâye ve Romanda uygulanır.

* Temsilcileri: Honero De Balzac, Stendhal, Gustave Flubert, Tolstoy, Dostoyevski, Ernest Hemingvay, Steinbeck

* Türk edebiyatında ise; Recaizade Mahmut, Nabizade Nazım ,Yakup Kadri,

R. Halit Karay

 

NATÜRALİZM

* Determinizm anlayışını romana getiren bu akım 19. asrın ikinci yarısında Fransa’da ortaya çıkmıştır.

* Determinizme göre tabiat olaylarında aynı sebepler aynı sonucu doğurur. Natüralistler, Determinizmi topluma ve insan uyguladılar.

* Toplum büyük bir laboratuar, insan deney konusu, sanatçı da bilgin sayıldı.

* İnsan kişiliğini anlatabilmek için soya çekim yasalarından ve toplum biliminden yararlandılar.

* Romanlarda kahramanların portreleri ince ayrıntılarına kadar verilir.

* Yazar eserde kişiliğini gizler.

* Gözlem ve tasvir önemlidir.

* Eserlerinde hayatı bütün yönüyle anlatırlar.

* Bedenden ayrı bir ruh yoktur.

* Dil her seviyedeki insanın anlayabileceği bir düzeyde tutulmuştur

* Sanat toplum içindir anlayışı doğrultusunda eserler verilmiştir.

* Temsilcileri: Emile Zola, Goncoutr Kardeşler, Guy De Maupassent, Alphonse Daudet

* Türk edebiyatında ise; H. Rahmi Gürpınar, Nabizade Nazım, Beşir Fuat

 

PARNASİZM

* Romantik şiir anlayışı ile Fransa da ortaya çıkmıştır.

* Doğal güzelliğe ve dış görünüşe büyük önem verir.

* Sanat sanat içindir ilkesini savunmuştur.

* Nesneleri dış görünüşünü aktarmışlardır.

* Kelimeler seçilerek kullanılır. Kelimelerin sıralayışı ve ahenk önemlidir.

* Kafiye ve Redife önem verilir.

* Romantizm’de bırakılan eski Yunan ve Latin kültürüne dönüşmüştür.

* Temsilcileri: Th. Gauthier, Theodore Debanvaille, Francois Coppee

* Türk edebiyatında ise; Tevfik Fikret, Cenap Sahabettin, Yahya Kemal

 

SEMBOLİZM

* 19.yy’ın son çeyreğinde ortaya çıkmıştır.

* Nesneleri olduğu gibi anlatmak mümkün değildir. Nesneler değişerek anlatılabilir.

* Anlatımda sözlerin sözlük anlamından bıkan sembolistler yaşatmaya çalışırlar.

* Şiirde anlam açıklığından kaçındılar.

* Şiir anlaşılmak için değil hissedilmek içindir.

* Şiirde alaca karanlık üzüntü ve ay ışığı, gün doğumu, gün batımı gibi belli belirsiz varlıklar görüntüleri yansıtırlar.

* Şiirde musiki her şeyden önce musiki ilkesini savundular.

* Sanat için sanat anlayışına bağlılardır.

* Dil herkesin anlayacağı seviyede değil oldukça ağırdır

* Temsilcileri: Baudelaire, P. Verlaine, A. Rimbaud

* Türk edebiyatında ise; Ahmet Haşim, A. Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı, biraz da Cenap Sahabettin

 

SÜRREALİZM (GERÇEK ÜSTÜCÜLÜK)

* Kelime anlamı "gerçek üstüncülük" demek olan bu akım 1924’te Fransa’da çıkmıştır.

* Sürrealistler Sigmund Freud’un etkisinde kalmışlardır.

* Bilinçaltı rüyada ortaya çıkar.

* Hipnotize edilmiş insanlara şiir söylettiler.

* Akıl ve mantık değersizdir. İnsanı yönlendiren İçgüdü, bilinçaltıdır demişlerdir.

* Temsilcileri: Breton Aragon, Paul Eluard

* Türk edebiyatında ise; Orhan Veli ve arkadaşları, Cemal Süreyya, İlhan Berk (II. Yeniciler)

 

FÜTÜRİZM

* Geleceği makineleştiren sanattır.

* 20.yy. başında Marinetti tarafından kurulmuştur.

* Geçmişin sanat değerlerini bırakmalı ve yeni anlatım biçimleri bulmalı.

* Makinalaşma çalışmaları kutsallığı savunulmalıdır.

* Temsilcileri: Marinetti ve Mayatovski

* Türk edebiyatında ise: Nazım Hikmet

 

EGZİSTANSİYALİZM ( VAR OLUŞÇULUK)

* Var olmayı her şeyden önce görenlerdir. Bu akıma var oluşçuluk da denir.

* İnsan kendi değerlerini kendi oluşturabileceğini bilmelidir.

* İnsan bütünüyle özgür olmalıdır.

* Temsilcileri: J.Paul Sartre, Simon de Beauvoir, A.Camus

 

DADAİZM

* Kelimeleri rasgele kullanmak suretiyle oluşan şiirlere denir.

* Dil ve estetik kurallarını yıkma.

* Şiir gelişimini güzel seçilmiş kâğıt üzerine dizilmesiyle yazılır.

* Temsilcileri: Tristan Zara, L.Aragon, Paul Elaud

 
< Önceki   Sonraki >

DİL-İ BİÇARE

ANLAT DİL-İ BİÇARE'DEN
SUN DA İÇSİN YAR ELİNDEN
YANİ HEP BİLİNEN
ŞEYLERDEN OLSUN
SEN SÖYLE DEDE'NİN "ZÜLFÜNDEDİR
BAHT-I SİYAHIM"

BESTESİNİ