Mehmet Akif Ersoy - Ne Eser, Ne Semer

"Ölen insan mıdır, ondan kalacak şey: eseri;
Bir eşek göçtü mü, ondan da nihayet: semeri"
Atalar böyle buyurmuş, diye, binlerce alın
Ne tehalükle döker, döktüğü bi çare teri!
Şu bekâ hırsına akıl erdiremem bir türlü
Sorsalar, bence, temayüllerin en derbeder
Hadi, toprakta silinmez bir izin var, ne çıkar,
Bağlı oldukça telakkiye hakiki değer?
Dün, beyinlerde kıyamet koparan "hikmet" i al,
Bugünün zevkine sor: beş para etmez ciğeri,
Gündüzün, başların sütünde gezen "şah-eser" in,
Gece, şayet arasan, mezbeledir belki yeri !
İsteyen almaya baksın boyunun ölçüsünü,
Geri dur sen ki, peşiman, atılanlar ileri.
Bilirim: "Hep de semermiş!" diyecek istikbal,
Tekmelerken su kabarmış sıra kumbeltikeri.
O ne çok bilmiş adamdır ki: gider sessizce,
Ne esermiş, ne semer, kimsenin olamaz haberi !

Mehmet Akif Ersoy

SON EKLENENLER

  • Mac Donald da iki ihtiyar 2013-06-01 by Administrator Soğuk bir kış akşamı Mac Donald’sin kapısından içeri yaşlı bir amcayla teyze girip köşede bir masaya oturmuşlardı. O kadar sevimli ton...

HABERLER


 Sally, küçük kardeşi George hakkında anne ve babasının konuşmalarını duyduğu zaman yalnızca sekiz yaşındaydı. Kardeşi çok hastaydı.Onu kurtarabilmek için ellerinden gelen her şeyi yapmışlardı. Georgi'nin yalnızca çok pahalıya mal olacak bir ameliyatla kurtulma şansı vardı fakat bunun için yeterli paraları yoktu. Babasının, umutsuz bir biçimde annesine şöyle fısıldadığını duymuştu 

Sally:
- Yalnızca bir mucize onu kurtarabilir.
Bu sözleri duyar duymaz, usulca kendi odasına yürüdü Sally....
Domuz biçimindeki kumbarasını gizlediği yerden çıkartarak içindeki paraları yavaşça yere dökerek saymaya başladı. Yanılgıya düşmemek için tam üç kez saydı kumbaradan çıkardığı bozuk paraları. Sonra hepsini cebine koyarak aceleyle evden çıkıp, köşedeki eczaneye gitti. Eczacının dikkatini çekebilmek için büyük bir sabırla bekledi. Eczacı çok yoğundu ve bir adama ilaçlarını nasıl kullanacağını anlatıyordu. Bu yoğun çalışmanın arasında sekiz yaşındaki bir çocukla
ilgilenmeye hiç niyeti yoktu ama Sally'nin beklediğini görünce
-Evet, ne istiyorsun söyle bakalım" dedi.
- Biraz acele et, gördüğün gibi beyefendiyle ilgileniyorum diyerek yanındaki şık giyimli adamı gösterdi.
Sally;
- Kardeşim" dedi. Sessizce yutkunduktan sonra devam etti:
- Kardeşim çok hasta, bir mucize almak istiyorum.
Eczacı Sally'e bakarak:
- Anlayamadım dedi.
- Şeyy, babam 'Onu ancak bir mucize kurtarabilir' dedi, bir mucize kaç paradır, bayım?
Eczacı Sally'e sevgi ve acımayla baktı bu kez:
- Üzgünüm küçük kız, biz burada mucize satmıyoruz, sana yardımcı olamayacağım dedi. Sally o kadar kolay vazgeçmek istemedi. Eczacının gözlerinin içine bakarak
- Karşılığını ödemek için param var benim, bana yalnızca fiyatını söylemeniz yeterli dedi. Bu arada Sally ve eczacının yanında bekleyen iyi giyimli bey Sally'e dönerek
- Ne tür bir mucize gerekiyor kardeşin için küçük hanım?" diye sordu.
- Bilmiyorum dedi Sally. Sonra gözlerinden aşağı süzülen yaşlara aldırmaksızın devam etti:
- Tek bildiğim, o çok hasta ve annem ameliyat olmazsa kurtulamayacağını söyledi ve ailemin de ameliyat için ödeyebilecekleri paraları yok. Ama babam 'Onu ancak bir mucize kurtarabilir' deyince ben de paramı alıp buraya geldim.
- Ne kadar paran var?" diye sordu iyi giyimli adam.
- Bir dolar ve onbir sent dedi Sally.
- Ve dünyadaki tüm param bu!
- Bu iyi bir şans, küçük kardeşini kurtarmak için gerekli olan mucize için yeterli bu para dedi, iyi giyimli adam. Adam bir eline parayı aldı, öteki eliyle de Sally'nin elini tutarak
- Beni yaşadığın yere götürür müsün lütfen? diye sordu.
- Küçük kardeşini ve aileni tanımak istiyorum dedi. İyi giyimli adam Dr. Carlton Armstrong'du ve George için gerekli olan ameliyatı yapabilecek tanınmış bir cerrahtı. Ameliyat başarıyla sonuçlanmış ve aile hiçbir ödeme yapmamıştı. Hep birlikte mutluluk içinde evlerine döndükleri zaman hâlâ yaşadıkları olayların etkisinden kurtulamamışlardı.Anne:
- Hâlâ inanamıyorum. Bu ameliyat bir mucize! Doğrusu maliyeti ne kadardır merak ediyorum dedi.
Sally kendi kendine gülümsedi.
O bir mucizenin kaça malolduğunu çok iyi biliyordu. Tam tamına bir dolar ve onbir sent!
Bonita L. Anticola

Scroll to top