Skip to content

DİL-İ BİÇARE - DİLİN ÇARESİZLİĞİ WEB SAYFASI ÜZERİNDEN GÖNDERİLMİŞTİR..

Loading...

oynat_1

Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır

Hadis-i Şerif / Hz.Muhammed (S.A.V.)

oynat_2

Allah'ı anlatmaktan aciz olmak, onu anlamaktır.

Hz.Ebubekir

oynat_3

ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Hz.Mevlana

oynat_4

Kanat vardır doğanı padişaha götürür,kanat vardır kuzgunu leşe getirir

Hz.Mevlana

oynat_5

Affetmek, zaferin zekatıdır

Hadis-i Şerif / Hz.Muhammed (S.A.V.)

Yazı boyutunu artır  Yazı boyutunu küçült  Yazı boyutunu sıfırla 
Konumunuz:    ANASAYFA arrow EDEBİYAT arrow HİKAYELER arrow KISSADAN HİSSELER arrow Değer Bilmek
Değer Bilmek Yazdır E-Posta

Vaktiyle ergin bir şeyh, yıllarca yanında yetiştirdiği müridini imtihan etmek ister.  Onun eline iri bir pırlanta verip: “ Oğlum ” der “ Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster.  Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir ".
 
Mürit elinde pırlanta bir bakkal dükkanına girer ve “ Şunu alır mısınız? ” diye sorar . 
Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; elinde evirir çevirir; sonra: “ Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın ” der. 

Mürit teşekkür edip çıkar.
 
ikinci olarak da bir manifaturacıya gider. 
O da parlak bir taşa benzettiği mücevhere ancak bir beş lira vermeye razı olur. 
 
Üçüncü olarak semerciye gider: " Buna ne verirsiniz? ” diye sorar Semerci şöyle bir bakar, “ Bu " der “ benim semerlere iyi süs olur. 
Bundan “kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.”
 
Mürit en son olarak kuyumcuya gider. 

Kuyumcu mücevheri görünce yerinden fırlar.
“ Bu kadar büyük pırlantıyı nereden buldun?” diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. 
“ Buna kaç lira istiyorsun?” 
Mürit sorar: " Siz ne veriyorsunuz? ”  
“ Ne istiyorsan veririm. ” 
Mürit, “ Hayır veremem. ” diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar:
- Ne olur bunu bana sat. Dükkânımı,  evimi,  hatta arsalarımı vereyim.” 
Mürit emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.
Şeyhinin yanına dönen mürit büyük bir şaşkınlık içinde macerasını anlatır.
 
Şeyh sorar: “ Bundan ne anladın? ”
 
 Müridin verdiği cevap çok doğrudur:
“ Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir. ”

 
< Önceki   Sonraki >

DİL-İ BİÇARE

ANLAT DİL-İ BİÇARE'DEN
SUN DA İÇSİN YAR ELİNDEN
YANİ HEP BİLİNEN
ŞEYLERDEN OLSUN
SEN SÖYLE DEDE'NİN "ZÜLFÜNDEDİR
BAHT-I SİYAHIM"

BESTESİNİ